YÜKLENİYOR

Aradığınız kelimeyi yazın

Beslenme İyi Gelenler Kanser

Kanserle Savaşan Besinler 5/5 (3)

Kanser, dünya çapında milyonlarca insanı etkileyen önemli bir sağlık sorunu olarak kabul edilmektedir. Dünya çapında her yıl milyonlarca insan kanser yüzünden hayatını kaybediyor. Kanser, zayıf beslenme, toksinlere maruz kalma, besin eksiklikleri ve bir dereceye kadar genetik nedenler içeren sistemik bir hastalıktır. Enflamasyon, kanserli tümör başlangıcını, ilerleyişini ve büyümesini belirleyen temel etkenlerden biridir. Araştırmalar, her tür kanserin %30 ila  %40’ının sağlıklı bir yaşam tarzı ve beslenme ile önlenebileceğini göstermektedir. Bu yüzden enflamasyona neden olan yiyecek ve maddelerden uzak durup, vücudu ve bağışıklık sistemini koruyan ve güçlendiren besinlere yönelmek, kanser ile mücadelenin ilk ayağını oluşturur.

Yeşil Yapraklı Sebzeler%C4%B1spanak2 - Kanserle Savaşan Besinler

Yeşil yapraklı sebzeler, vitaminler, mineraller, antioksidanlar ve enzimler bakımından son derece zengindirler. Bununla beraber, kalori, yağ, sodyum ve diğer toksinlerin yeşil yapraklı sebzelerde düşük olması, onları sağlıklı bir beslenme düzeninin temel taşı yapar. Tüm yeşil yapraklı sebzeler -ıspanak, pırasa, lahana, roka, tere vb. – C vitamini ve beta karoten (Bir çeşit A vitamini) dahil olmak üzere kanserle savaştığı bilinen antioksidanlar açısından zengindir.

Bu sebzeler, doğal glukosinolat kaynakları olarak, ayrıca antibakteriyel ve antiviral özellikler içerir, kanserojenleri etkisiz hale getirir, kanser hücrelerinin ölmesini yeniden programlamaya yardımcı olur ve tümör oluşumunu ve metastazı önler. Bu güç santrali kimyasalların, çiğneme ve sindirim işlemi sırasında, indol, tiyosiyanatlar ve izotiyosiyanatlar olarak adlandırılan kanser hücrelerinin büyümesini önleyen biyolojik olarak aktif bileşikler halinde parçalandığı bilinmektedir.

Yeşil yapraklarda bulunan izotiyosiyanatların (ITC) vücudun hücresel düzeyde detoks yapmasına yardımcı olduğu bildirilmiştir.

Yeşil Yapraklı Sebzeler: Kıvırcık lahana, roka, ıspanak, marul, kara lahana, brokoli, hardal yeşilliği, lahana, su teresi, brüksel lahanası, taze soğan, karnabahar.

Turpgillerbrokoli2 300x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Turpgillerin güçlü kanser öldürücüleri oldukları ve yaygın olarak bulunan en iyi C vitamini kaynaklarından bazıları olduğu bilinmektedir. Birçoğu, serbest radikalleri temizleyen yetenekleri yüksek olduğu için vücudun “ana antioksidanı” olarak bilinen glutatyon bakımından zengindir.  Bu sebze ailesinin neredeyse tüm üyeleri, kanser önleme ile bağlantılı olan izotiyosiyanatlar denilen bir fitokimyasallar ailesinin besin bakımından yoğun kaynaklarıdır. İzotiyosiyanatlara ek olarak, lahana ve brokoli gibi iri sebzeler de aynı zamanda sulforafanlar ve indoller içerir – iki tür güçlü antioksidan ve DNA’nın yapısını koruyan detoksifiye edici enzimlerin uyarıcıları.

Turpgiller: Brokoli, karnabahar, lahana, roka, Brüksel lahanası, su teresi ve turplar.

Orman Meyveleri
dut 300x199 - Kanserle Savaşan Besinler

Orman meyveleri, özellikle birçok hayvan çalışmasında yaşlanma karşıtı özelliklere sahip olduğu ve serbest radikal hasarını azaltabildiği gözlenen proantosiyanidin antioksidanları bakımından zengindir. Yüksek miktarda fenol, zeaksantin, likopen, kriptoksantin, lutein ve polisakaritler içermesi de orman meyvelerinin diğer yararlarındandır. Daha az bilinen “süper gıdalar”, camu camu ve kurt üzümü geleneksel Çin tıbbında yaklaşık 2200 yıldır bağışıklık ve enerjiyi artırmak için kullanılır.

Orman Meyveleri: Yaban mersini, çilek, böğürtlen, ahududu, frambuaz, kiraz.

Turuncu Renkli Sebze ve Meyveler

havu%C3%A7 1 300x184 - Kanserle Savaşan Besinler

Karotenoidler (alfa-karoten, beta-karoten, likopen, lutein, kriptoksantin) birçok narenciye, havuç, tatlı patates, çilek, balkabağı, kabak ve diğer bitkisel yiyeceklerde bulunan A vitamini türevleridir. Bunların arasında en çok araştırılanlardan biri, bağışıklık sistemi için temel bir besin maddesi olan beta-karotendir. Araştırmalara göre, beta-karoten, vücudun detoksu, karaciğer sağlığı, cilt, gözler için hayati bir öneme sahiptir ve dahası, organların kanserleri ile savaşır. Bu yiyeceklere koyu renk tonlarını veren iki besin maddesi lutein ve zeaksantin ise, gözdeki ve ciltle ilgili rahatsızlıkların önlenmesine yardımcı olan antioksidanlardır.

Karbonhidrat bakımından zengin sebzeler söz konusu olduğunda, araştırmalar, tatlı patatesler, havuçlar, pancarlar, yumrular ve tam tahıllı yiyecekler dahil olmak üzere karmaşık karbonhidratların, özellikle üst sindirim sistemi olmak üzere, çeşitli kanser türleri riskinin azalmasıyla ilgili olduğunu göstermektedir. Bu, fiberin olumlu bir rolü nedeniyle muhtemeldir, ancak konu hala tartışmaya açıktır.

Taze Otlar ve Baharatlarzerde%C3%A7al 300x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Aktif madde olarak kurkumin içeren zerdeçal, kanser önleyici beslenmenin en güçlü bileşenlerinden biridir, çünkü tümör boyutunu küçülttüğü ve kolon ve meme kanseri ile mücadele ettiği gösterilmiştir.

Ek olarak, bağışıklık sistemini güçlendiren diğer ot ve baharatlar arasında zencefil, çiğ sarımsak, kekik, kırmızı biber, kekik, fesleğen ve maydanoz bulunur.

Organik Etlerorganik et 300x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Sığır eti veya tavuk karaciğeri de dahil olmak üzere organik etler, birçok kanserle mücadele beslenme programında, gezegendeki en besleyici gıdalardan bazıları oldukları ve B12 vitamini bakımından oldukça yüksek olduğu düşünüldüğünde, önerilmektedir. Hayvansal proteinleri tüketmek, karaciğeri temizlemeye yardımcı olan ve toksinleri kandan ve sindirim sisteminden alma yeteneğini artıran mineraller sağlar.

Zengin selenyum, çinko ve B vitaminleri kanın arındırılmasına yardımcı olur, yağları sindirmek için gereken safrayı üretir, hormonları doğal olarak dengeler ve gerekli vitaminleri, mineralleri ve demiri depolar. Mineral bakımından zengin olan bu yiyecekler alkolün, reçeteli ilaçların, hormon bozulmalarının, yüksek trigliserit seviyelerinin, düşük potasyum, obezitenin ve viral enfeksiyonların etkilerini önlemede yardımcı olabilir.

Kültürlü Süt Ürünlerikefir 300x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Kültürlü süt ürünleri, bağırsak mikrofloranızdaki bakteri dengesini destekleyen ve bağışıklığın artmasına yardımcı olan mikroorganizmalar olan zengin bir “iyi bakteri” probiyotik kaynağıdır. Bağışıklık sisteminizin yüzde 80’inden fazlası bağırsaklarınızda bulunur, bu nedenle probiyotik yiyeceklerin ve takviyelerin tümör büyümesini durdurarak hücrelerin yenilenmesine yardımcı olması şaşırtıcı değildir.

Daha fazla probiyotik tüketmenin en kolay yollarından biri, peynir, kefir ve yoğurt gibi ham ve kültürlü ürünleri tüketmektir. Ham ve kültürlülük burada önemlidir, çünkü fermantasyon süreci de probiyotik üretir ancak süt ürünlerini pastörize etmek için kullanılan yüksek ısı ve enzimler, proteinler ve probiyotikler dahil birçok hayati bileşene zarar verebilir.

Kültürlü süt ürünleri aynı zamanda harika bir kalsiyum kaynağıdır. Kalsiyum, özellikle D3 Vitamini ile birlikte kullanıldığında, kanser insidansını yüzde 35 ila 60 oranında azaltabilir. Yapılan araştırmalara göre, kalsiyum özellikle rektum kanserlerini önlemede faydalı görünüyor. Bazı çalışmalar,  kalsiyumun, ayrıca meme kanseri ve yumurtalık kanseri riskini azaltmaya yardımcı olduğunu da buldu. Güneş ışığı ve morina karaciğeri yağı (cod liver oil) veya krill yağı gibi deniz yağları, kalsiyum emilimine yardımcı olan harika D vitamini kaynaklarıdır.


» Okuma Önerisi: Probiyotik ve Prebiyotik Nedir? Nelerde Bulunur?


Kuruyemiş ve TohumlarKeten Tohumu 300x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Çia tohumları ve keten tohumu, dünyadaki en yoğun besleyici tohumlardan ikisidir. Lif, omega-3 yağ asitleri ve bir dizi önemli mineral sağlarlar. Kenevir tohumu, susam tohumu, kabak çekirdeği ve ayçiçeği tohumu da ceviz, Brezilya fıstığı ve badem gibi yararlı ve sağlıklı yağ asitleriyle doludur.

Sağlıklı Yağlarzeytinya%C4%9F%C4%B1 200x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Beyninizin ve sinir sisteminizin tüm vücudunuzun işlevini kontrol ettiğini ve sinir sisteminizin yaklaşık yüzde 60’ının yağ asitlerinden oluştuğunu biliyor muydunuz? Günümüzdeki sorun, yaygın olarak tüketilen geleneksel işlenmiş yağların ve diğer yağların çoğunun, hastalıklı hücrelere ve toksisiteye yol açan hücrelerimizin zarlarını tahrip edebilen hidrojenlenmiş yağlar olmasıdır.

Rafine ve bekletilmiş yağlar tüm vücudunuzda problemler yaratarak bağışıklık fonksiyonunun azalmasına, hücre tıkanıklığına ve hastalıklara yol açan enflamasyona neden olur. Rafine bitkisel yağlar ve trans yağları yerine keten yağı, sızma zeytinyağı, morina yağı ve hindistancevizi yağı gibi kaliteli yağları kullanın. Bunlar bağırsaklarınızı besler ve bağışıklık sistemini güçlendirir, sağlıklı bir kiloya ulaşmanıza ve korumanıza yardımcı olur. Ayrıca keten tohumu ve morina karaciğeri yağı (cod liver oil), hücrelere enerji vermeye yardımcı olabilecek esansiyel omega-3 yağ asitleri içerir. Zeytinyağı ise vücutta enflamasyonu azalttığı düşünülen bitkisel besinler içerir ve meme ve kolorektal kanser riskini azaltabilir.

Geleneksel Çaylarye%C5%9Fil %C3%A7ay 300x219 - Kanserle Savaşan Besinler

Metastaz, kanserin en ölümcül yönüdür ve hücre çoğalması, anjiyogenez, hücre yapışması, göç ve çevre dokuya yayılma dahil olmak üzere birçok bağlantılı işlemden kaynaklanır. Metastaz, kanser hastaları arasındaki başlıca ölüm nedenidir, bu nedenle bugün kanser araştırmasında en önemli konulardan biridir. Bazı klinik ve epidemiyolojik çalışmalar, yeşil çay tüketiminin kanser riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini bildirmiştir. Yeşil çay, tümör büyümesi ve metastazı için gerekli olan, tümör istilasını ve anjiyogenezi engellediği gösterilen epiglokatekin-3-gallat da dahil olmak üzere temel polifenolik bileşikler içerir.

Camellia sinensis bitkisinin yapraklarından elde edilen çaylar, yeşil, siyah veya oolong çayı da dahil olmak üzere dünya çapında yaygın olarak tüketilir. Bütün geleneksel çaylar faydalı olsa da, insan sağlığına en önemli katkıyı matcha yeşil çayı gibi yeşil çay yapmaktadır. Bu çayda polifenolik bileşikler, kateşin, gallocatechin ve EGCG yüksek oranda bulunur. Bir antioksidan olan EGCG’nin anti-kanser etkileri C ve E vitamininden 25-100 kat daha fazladır.


» Okuma Önerisi: Antioksidan Nedir? Faydaları Nedir? Nelerde Bulunur?


Denizden Avlanan Balıklarsomon 300x300 - Kanserle Savaşan Besinler

Richerche Farmakoloji Enstitüsü’nün araştırmacıları tarafından yapılan 2004 tarihli bir araştırmaya göre, daha yüksek balık tüketimi daha iyi bağışıklık fonksiyonunun göstergesidir. Akdeniz tarzı beslenmenin kanserle mücadele etkilerini araştıran araştırma, daha az balık yediğini ve daha sık kırmızı et yediğini bildiren kişilerin, kanlarında kansere karşı daha fazla duyarlılık öneren birçok yaygın neoplazm bulunduğunu ortaya koymuştur.

Somon, uskumru ve sardalya gibi balıklar, daha iyi beyin, hormonal ve sinir sistemi sağlığı ile ilişkili olan antienflamatuar omega-3 içeren balıklardır. Omega-3 yağ asitleri, anti-enflamatuar etkiler sergiler ve bu nedenle son çalışmalar onları kanser önleme ve doğal anti-tümör tedavilerin gelişmesiyle ilişkilendirmeye başladı. Ortaya çıkan sonuçlar, omega-3 yağ asidi takviyesinin, kanserin önlenmesinde ve kemoterapi gibi tedavilerin semptomlarının azaltılmasındaki rolünü göstermektedir. Omega-3’lerin kemoterapi alan kanser hastalarında kas kütlesinin ve işlevinin korunmasına katkı sağladığını  ve tedavinin toksisitesinden kaynaklanan düşük enflamatuar yanıta katkıda bulunduğu gösterilmiştir.


» Okuma Önerisi: Omega 3 Yağlarının Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 15 Faydası


 

Yazının içeriğini faydalı buldunuz mu?

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Scroll Up
Menü başlıklarının alt başlıklarını görmek için yanlarındaki oklara basabilirsiniz.