YÜKLENİYOR

Aradığınız kelimeyi yazın

Beslenme D Vitaminler

D Vitamini Nedir? Faydaları Nedir? Nelerde Bulunur? 5/5 (1)

Adına rağmen D vitamini aslında bir vitamin değil, bir hormon olarak kabul edilir. Vitaminler vücut tarafından üretilemez ve bu nedenle besinler aracılığıyla dışarıdan alınması gerekir. Ancak, güneş ışığı cildimize temas ettiğinde, D vitamini vücudumuz tarafından sentezlenebilir.

Vücudumuz D vitaminini güneş ışığını vücut tarafından kullanılan kimyasallara dönüştürerek yapar. Cildimizde bulunan kolesterol “previtamin D” olarak da adlandırılan güneş ışıklarını kullanılabilir D3 vitamini haline getirir. Previtamin D ilk önce kan dolaşımında böbrek ve karaciğerden geçerek biyolojik olarak aktif ve kullanılabilir bir madde olan kalsitriole çevrilir. Bu işlemlerin sonucunda, D vitamini vücutta sekosteroidler adı verilen bir hormon haline dönüşür.

D2 Vitamini vs D3 Vitamini

Günümüzde bir çok insan D vitaminini vitamin haplarından tedarik ettiği için bu iki vitamin arasındaki fark da önem kazanıyor.

Vücudumuzun doğal olarak yaptığı D vitamini çeşidi kolekalsiferol olarak adlandırılır ve bu da aslında D3 vitaminidir. Vücudumuz D2 vitaminini de bir dereceye kadar kullanabilir ancak D3 vitamini çok daha verimli olarak kullanır. Ancak ne yazık ki bir çok D vitamini açısından güçlendirilmiş besinler ve vitamin haplarının çoğu ergokalsiferol adı verilen bir çeşit D2 vitaminini içerirler. Bu madde vücut tarafından yeterince emilemez ve gerekli olan D vitaminine çevrilemez.

Hayvan ürünlerinden elde edilen D3 vitamini (özellikle bu ürünlerdeki kolesterolden), cildin UV ışınlarını dönüştürerek doğal olarak ürettiği D vitaminine en yakın olanıdır. D3 vitamininin D2’ye kıyasla vücutta 500 kat daha hızlı dönüştürüldüğüne ve insanlarda 4 kat daha etkili olduğuna inanılmaktadır.

D Vitamini Kaynakları

Bazı besinlerin D vitamini içermesine rağmen, güneş ışığı yeterli miktarda D vitamini üretimi için en iyi yoldur. Günde 15-20 dakika güneşe maruz kalırsanız, bu vücudunuzun 1000-10.000 birim arasında D vitamini üretmesi için yeterli olacaktır. Ne kadar D vitamini üretileceği güneşin açısına, cildinizin ne kadarının maruz kaldığına ve cildinizin tonuna göre değişiklik gösterir. Açık tonlu ciltlerin daha az zamana ihtiyacı olurken, koyu renkli ciltlerin daha çok güneş ışığına maruz kalması gerekir. Güneşin dışında D vitamini kaynakları arasında sazan balığı, orkinos, yılan balığı, somon, kılıç balığı, alabalık, sardalya, ton balığı, güneş ışığına maruz kalmış portobello mantarları, morina karaciğeri yağı ve yumurta sayılabilir.

D Vitamini Faydaları

Kemik Sağlığına İyi Gelir

D vitamini, kemiklerdeki kalsiyum emiliminde rol oynar. Kalsitriol (dönüştürülmüş D vitamini), kalsiyum seviyelerini korumak için paratiroid hormonu ile beraber çalışır. Ek olarak, vitamin D’nin vitamin K ve fosfor da dahil olmak üzere diğer önemli vitamin ve mineraller üzerinde etkisi vardır.

D vitamini eksikliği, kemiklerin sertliğini kaybetmesine neden olabilir veya raşitizm adı verilen kemik anormalliğine neden olabilir. Bununla beraber, D vitamini kemik erimesi ve kemiklerin daha kolay kırılması riskiyle doğrudan bağlantılıdır.

Yapılan araştırmalar, günlük 800-5000 UI arasındaki D Vitamini alımının 65 yaş üzerindeki kişilerdeki kemik kırılması ve deformasyonu riskini azalttığını ortaya koydu.

Kan Şekeri Seviyelerini Düzenler ve Diyabeti Önleyebilir

Londra Tıp ve Diş Hekimliği Fakültesi’nde yapılan araştırmaya göre, diyabet hastalığının belirleyici unsuru olan insülin salgılanması için kalsiyum gereklidir ve D vitamini kalsiyum emilimini ve kullanımını teşvik eder, bu nedenle insülin salgısının düzenlenmesine katkıda bulunur. 2015 tarihli başka bir araştırmaya göre, D vitamini replasmanının, hastalığın görülme sıklığı, kontrolü ve komplikasyonları dahil olmak üzere, tip 2 diyabetin tüm yönleri üzerinde yararlı etkileri vardır. Buna ek olarak, diyabet ile düşük D vitamini seviyelerini ilişkilendiren kanıtlar da vardır.

Kansere Karşı Koruma Sağlar

Vitamin D eksikliği belirtileri, özellikle meme, kolon ve prostat kanserleri olmak üzere kanser gelişimi için artan risklerle ilişkilendirilmiştir. Frontiers in Endocrinology dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, D vitamini tümör büyümesini, hücre farklılaşmasını ve apoptozu (programlanmış hücre ölümü) etkileyen faktörlerde rol oynuyor. Araştırmacılar, güneş ışığına daha fazla maruz kalmanın ve dolaşımdaki D vitamininin artışının bir çok kanser türü için ortaya çıkma ve ölüm riskini azalttığını buldular.

Ayrıca yapılan araştırmalar, D vitamininin, muhtemelen hücre yaşam döngüsündeki rolü veya aşırı östrojeni bloke etme yeteneği nedeniyle meme, kolon ve yumurtalık kanseri riskini etkileyebileceğini göstermektedir. American Journal of Clinical Nutrition Dergisi’nde yayınlanan araştırmaya göre, D vitamini ve Kalsiyum düzeylerini arttırmak menopoza girmiş kadınlardaki kanser riskini önemli ölçüde azaltıyor.

Kalp Hastalıkları İle Savaşır

D vitamini eksikliğinin, kan basıncını, kolesterol seviyelerini ve enflamasyonu düzenlemede rol oynadığı için kardiyovasküler hastalık riskini artırdığı gerçeğine yönelik artan sayıda araştırma sonuçları ortaya çıkmaya başladı.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, D vitamini seviyelerinin bozulmasının hipertansiyon, ateroskleroz ve kardiyak hipertrofiyi desteklediğini göstermiştir. Yapılan bir araştırmaya göre, D vitamini eksikliği olan insanların, koroner kalp hastalığı ve diğer kalp ile ilgili semptomlardan ölme olasılığının daha yüksek olduğu bulunmuştur.

Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

D vitamini sağlıklı hücre replikasyonunda rol oynadığı için, grip ve nezle gibi dönemsel sorunların yanı sıra otoimmun hastalıklara karşı da koruma sağlayabilir ve yapılan araştırmalar da bunu doğrular niteliktedir. Bağışıklık hücrelerimiz D vitamini için reseptörler içerir ve D vitamininin vücüdun verdiği enflamatuar yanıtları önlediği bilinmektedir. Enflamasyon çoğu modern, kronik ve otoimmün bozuklukların kökeninde bulunur: multipl skleroz, romatoid artrit, irritabl bağırsak sendromu ve diğer sindirim bozuklukları, yüksek tansiyon gibi hastalıkların temelinde enflamasyon yatmaktadır.

Hormon Seviyelerini Düzenler ve Ruh Halinizi İyileştirir

Vücudumuzda bir hormon gibi davrandığından ve beyin fonksiyonunlarını etkilediğinden, D vitamini eksikliği depresyon, mevsimsel duygulanım bozukluğu ve PMS sırasında yaşanan şiddetli duygudurum sorunları, uykusuzluk ve anksiyete gibi duygudurum bozuklukları ile ilişkilendirilmiştir.

Düşük D vitamini seviyeleri de testosteron ve östrojen üretimini engelleyebilir ve bu da bir takım istenmeyen durumlara neden olabilir.

Konsantrasyon, Öğrenme ve Hafıza Becerilerini Geliştirir

Bazı çalışmalar, D vitamininin karar verme, konsantre olma ve bilgi saklama yeteneğimizi de etkilediğini göstermiştir. Bu çalışmalarda, D vitamini düzeyinin düşük olduğu kişilerin standart sınavlarda yetersiz performans gösterdiği, karar verme becerilerinin zayıf olduğu ve odaklanma ve dikkat gerektiren görevlerde zorluk yaşadığı gösterilmiştir.

Ek olarak, bazı araştırmalar düşük vitamin D düzeyleri ile şizofreni ve multipl skleroz gelişimi arasında bir ilişki olduğunu göstermiştir.

D Vitamini Eksikliği

D vitamini eksikliği olan kişilerin, kardiyovasküler hastalık, metabolik sendrom, çeşitli kanser türleri, bağışıklık bozuklukları ve istenmeyen gebelik sonuçları gibi durumlar geliştirme riskinin artmış olduğunu gösteren bir çok bilimsel kanıt vardır. Bazı bilimsel çalışmalara ve incelemelere göre, D vitamini eksikliği belirtileri aşağıdaki sağlık sorunlarına bağlanabilir:

• osteoporoz (kemik erimesi)
kalp hastalıkları
yüksek tansiyon
• kanser
otoimmün hastalıklar
• depresyon
• uykusuzluk
artrit
diyabet
astım
multipl skleroz
• kronik ağrı
• sedef hastalığı
fibromiyalji
• otizm

Araştırmacılar, bu yukarıdaki durumlardan muzdarip olan  veya aşağıdaki semptomları olan herkesin D vitamini eksikliği açısından test edilmesini önermektedir:

• zayıflık
• kronik yorgunluk
• depresyon
• uyku problemi
• kaygı
• zayıf veya sık sık kırılan kemikler
• zayıflamış bağışıklık sistemi
enflamasyon ve şişlik

Vücudunuzda D vitamini seviyesinin yeterli olup olmadığı doktorunuz tarafından yapılacak kan testi ile anlaşılabilir. Çıkan sonuçlara göre:

• 50 ve üstü değerler D vitamini seviyelerinizin yeterli düzeyde olduğunu,

• 30-50 arasındaki değerler D vitamini desteği almanız gerekebileceğini veya güneşte daha çok vakit geçirmeniz gerektiğini,

• 30’un altındaki değerler ise D vitamini seviyelerinizin düşük olduğunu gösterir.

Günlük Tavsiye Edilen D Vitamini Dozları

Çocuk:

1–3 yaş: 600 IU (15 mcg / gün)
4-8 yıl: 600 IU (15 mcg / gün)

Daha Büyük Çocuklar ve Yetişkinler:

9–70 yaş: 600 IU (15 mcg / gün)
70 yaş üstü yetişkinler: 800 IU (20 mcg / gün)
Hamilelik ve emzirme dönemi: 600 IU (15 mcg / gün)

Yazının içeriğini faydalı buldunuz mu?

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Scroll Up
Menü başlıklarının alt başlıklarını görmek için yanlarındaki oklara basabilirsiniz.