YÜKLENİYOR

Aradığınız kelimeyi yazın

Beslenme Diyet Kilo Vermek

2018 Yılının En Popüler Diyetleri Rehberi 5/5 (1)

Var olan diyet programları arasından hangisinin sizin için en uygun olduğuna karar vermekte zorlanıyor olabilirsiniz. Bu konuda yardımcı olmak ve diyet programlarını takip edenleri bilinçlendirmek için British Dietetic Association 2018 yılında popüler olan diyet programlarının iyi ve kötü taraflarını analiz ederek kapsamlı bir çalışma hazırladı.

5:2 Diyeti

5: 2 diyeti, aralıklı açlık (IF) olarak bilinen bir prensibe dayanıyor – haftanın 5 günü normal yiyorsunuz ve diğer iki günde diyet programını takip ediyorsunuz. Bu diyetin takipçileri, kilo vermenin yanı sıra 5:2 diyetinin ömrü ve beyin fonksiyonunu artırabileceğini ve demans ve Alzheimer hastalığı gibi durumlara karşı koruma sağladığını iddia ediyor. Ancak 5:2 diyetinin bu faydaları sağladığına dair kanıtlar sınırlı. 2010 yılında yapılan bir çalışmada bu programı takip eden kadınlar ile normal bir kalori kısıtlı beslenme düzenini takip eden kadınların aynı oranda kilo verdikleri bulundu.

Olumlu Tarafları:

Haftanın 5 günü normal bir beslenme düzeni takip edip, sadece 2 gün diyet yapmak bir çok insan için yapması kolay bir program. Ayrıca bu düzenle hızlı bir kilo kaybı sağlanabilir.

Olumsuz Tarafları:

Yemek atlamak baş dönmesi, huzursuzluk ve konsantrasyon zorlukları yaratabilir, bu da günlük işlerinizi aksatabilir. Bildirilen diğer yan etkiler arasında, gece uykuya dalma zorluğu, gündüz uyuma isteği, ağız kokusu ve dehidrasyon bulunuyor.

Sonuç:

5:2 diyeti temel olarak kalori kısıtlaması üzerinden kilo vermeyi vaat eden bir diyet programı. Ancak, haftanın belli günleri sizi yoğun bir programa sokup, diğer günlerinde görece serbest bırakması bir takım sağlık sorunlarına yol açabilir. O yüzden eğer bu diyeti takip ediyorsanız, diyet programının mutlaka uzman bir diyetisyen tarafından yapıldığından emin olun. Diyabet hastalığınız varsa veya hamileyseniz bu diyeti takip etmeyin.

Dukan Diyeti

Dukan diyeti karbonhidrat açısından düşük, protein açısından zengin bir diyet programı. Diyet 4 aşamadan oluşuyor ve bu programa uyduğunuz sürece ne kadar yediğinize karışmıyor. Birinci aşamada tavuk, yumurta, hindi, balık ve yağsız süt ürünleri gibi sadece yağsız proteinden oluşan diyet programı takip ediliyor. Burada amaç ilk 5 günde hızlı kilo kaybına ulaşmak. Bu aşamada sebzeler, yağ ve tüm karbonhidratlar yasak. Diyetin sonraki üç aşamasında sebzeler ve karbonhidratlar yavaş yavaş beslenme programına giriyor. Diyetin amacı haftada 1 kilo vermek ve uzun vadede verilen kiloları yeniden almamak. Diyetin son aşamasına geldiğinizde yedikleriniz açısından bir limit söz konusu değil ancak haftada bir kere protein bazlı beslenmeniz ve spor yapmanız öneriliyor.

Olumlu Tarafları:

Bu diyet programında hızlı bir şekilde kilo verebilirsiniz ve bu da programı takip etmek açısından motive edici olabilir. Diyet programını takip etmek kolay ve size kalori hesabı yaptırmıyor. İlk 2 hafta boyunca az yağlı, az tuzsuz ve protein yönünden zengin bir beslenme düzeni takip etmeniz gerekiyor ancak diyet programı bunlardan ne kadar yediğinize karışmıyor.

Olumsuz Tarafları:

Diyetin başlangıç aşamasında karbonhidratların kesilmesinden dolayı baş dönmesi, kötü ağız kokusu, yorgunluk, ağız kuruluğu gibi yan etkiler hissedebilirsiniz. Ayrıca lifli yiyeceklerin tüketimi azaldığı için ishal ve benzeri sorunlar yaşayabilirsiniz.

Sonuç: 

Diyetin size hızlı kilo verdirmesi motive edici olabilir ancak bu diyet sürdürülebilir ve sağlıklı bir kilo verme programı değilldir. Dengeli bir beslenme programı içermediği için bu diyeti takip ederken vitamin haplarından destek almak zorunda kalırsınız.

Paleo (Taş Devri) Diyeti

Bu diyet temel olarak yontma taş devrinde, yani tarımın gelişmesinden 10.000 yıl öncesinde yaşamış atalarımızın yediklerinin var sayıldığı yemekleri tüketmek üzerine kurulu. Yani, et, balık, yumurta, fındık, fıstık, meyve, sebze ve baharatlar. Bunların dışındaki tüm işlenmiş ürünler, patates ve soğan gibi tarım ürünleri, tuz ve yağ beslenme programının dışında kalıyor.  Resmi bir “Taş Devri Diyeti” olmamasına rağmen, bu diyet türü genel olarak düşük karbonhidrat ve yüksek protein tüketimi üzerine kurulmuş bir diyet programı.

Bu programın savunucuları, paleo diyetinin kilo vermenize ve diyabet, kalp hastalığı, kanser ve diğer sağlık sorunları riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilecek uzun vadeli sağlıklı bir beslenme planı olduğunu söylüyor. Bu diyet programı üzerine yapılmış kapsamlı bir çalışma olmamasına rağmen, 2014 yılında yapılmış bir çalışmada, bu diyet programını takip edenler ile normal bir düşük karbonhidratlı beslenme düzenini takip edenler arasında verdikleri kilo bakımından bir fark bulunmadı.

Olumlu Tarafları:

Taş devri diyeti sizi daha çok meyve sebze yemeye ve daha az işlenmiş gıdaları tüketmeye teşvik ediyor. Kalorisi düşük bir beslenme programı takip ettiğiniz için bu diyette kilo vermek çok mümkün. Ayrıca programın karışık olmaması ve kalori hesabı yaptırmaması da olumlu taraflarından.

Olumsuz Tarafları:

Taş devrinde yaşamış atalarımızın nasıl beslendiklerine dair elimizde hiçbir veri yok, dolayısıyla bu diyet programı daha çok bir takım varsayımlardan yola çıkıyor. Ayrıca, kilo verdirmek dışında iddia edilen faydaların kanıtlandığı bilimsel bir çalışma bulunmuyor. Bununla beraber, diyet sizden oldukça fazla miktarda et yemenizi istiyor ki bu kadar çok et tüketimi tartışmaya açık bir konu. Bu diyeti et, yumurta ve balık yemeden takip etmek mümkün değil, dolayısıyla vejetaryenler için uygun değil.

Sonuç:

Taş devri diyetinin bir çok versiyonu önemli gıda gruplarını programın dışında tuttuğu için beslenme yetersizliğine sebep olabilir. Programın bir takım olumlu taraflları olduğu için, süt ürünleri, bakliyat ve tam tahıllı gıdaların da içinde olduğu adapte edilmiş bir diyet programı takip edilebilir.

Yeni Atkin Diyeti

Yeni Atkin diyeti vücudunuzu bir yağ yakma makinasına döndürmeyi vaad ediyor. Diyetin teorisine göre, karbonhidratları tamamen beslenme programınızdan çıkartırsanız, vücudunuz enerji için yağları yakmaya başlar, bu da size kilo vermek olarak geri döner. Diyetin ilk aşamasında günlük sadece 20-25 gram karbonhidrat alımınıza izin veriliyor ancak yağ ve protein serbest. Böylelikle hızlı bir şekilde kilo vermeye başlamanız hedefleniyor. Sonraki üç aşamada karbonhidratlar yavaş yavaş programa sokuluyor ve diyet ile beraber egzersiz de yapmanız bekleniyor. Program ilk 2 haftada 6-7 kilo verdirmeyi ve devamında da yavaş yavaş fazla kilolardan kurtulmayı vaad ediyor.

Olumlu Tarafları:

Bu programda ilk haftalarda çok hızlı kilo vermeniz mümkün ve bu da programın geri kalanını takip etmek için motive edici bir unsur. Program ayrıca alkol ve işlenmiş karbonhidratlara izin vermiyor. Kırmızı et, krema, yağ, peynir ve mayonezin dahil olduğu beslenme programı özellikle erkeklere çok çekici gelebilir.

Olumsuz Tarafları:

Program karbonhidrat tüketimini sınırladığı için, diyeti takip etmeye başladıktan kısa bir süre sonra ağız kuruluğu, ağız kokusu, yorgunluk, baş dönmesi, mide bulantısı ve uykusuzluk gibi problemler yaşayabilirsiniz. Ayrıca, lif alımı çok az olduğu için ishal de olası yan etkiler arasında. Bunların dışında, diyetin doymuş yağlara ağırlık vermesi, ileriki zamanlar için kalp hastlalıkları riskini arttırabilen bir unsur.

Sonuç: 

Diyetin işlenmiş et, kırmızı et ve doymuş yağlardan zengin bir beslenme programı sunması soru işareti yaratan durumlardan biri. Ayrıca tuz alımını azaltmaması da yine bir takım endişeleri beraberinde getiriyor.

Alkalin Diyeti

Alkalin diyeti, modern çağdaki beslenme düzeninin vücutta çok fazla asit üretilmesine sebep olduğu fikrine dayanıyor. Teoriye göre, bu üretilen fazla asit vücut tarafından yağ olarak depolanıyor ve bu da kilo alımına sebep oluyor. Yüksek asit miktarının artrit, kemik erimesi, böbrek ve karaciğer sorunları ile de bağlantılı olduğu düşünülüyor. Diyet temel olarak vücutta asit oluşmasına sebep olan et, buğday ve diğer tahıllar, rafine şeker, süt ürünleri, kafein, alkol ve işlenmiş gıdaların tüketiminin kesilmesi ve daha çok meyve ve sebzelerden oluşan “alkalin besinlerin” tüketilerek vücudun asit düzeyinin düşürülmesi üzerine kurulu.  Esasen böbrek taşlarını ve enfeksiyonlarını önlemek için geliştirilmiş bu diyetin, iddia ettiği diğer faydaları gerçekten sağladığı şüpheli. Bu diyeti takip edenlerin kilo vermesi, işlenmiş gıdaları. şekeri ve alkolu kesmeleri ve bol bol meyve sebze yemelerinden kaynaklanıyor zira bu beslenme düzeni, kilo verdiren sağlıklı bir beslenme şekli.

Olumlu Tarafları:

Diyet, eti kesme, şeker, alkol ve işlenmiş gıdalardan kaçınma ve daha fazla meyve ve sebze, fıstık, tohum ve baklagiller yemek gibi sağlıklı beslenme tavsiyeleri bol miktarda içeriyor. Bu, normalde yediğiniz gıdaları kesip, onların yerine sağlıklı seçimler koymanız anlamına gelir; bu da aldığınız kilo miktarını azaltacaktır.

Olumsuz Tarafları:

Vücut asit düzeyini yediklerinizden bağımsız olarak kendisi düzenler. Süt, peynir ve yoğurt gibi süt ürünlerini kestiğiniz zaman onların yerine gelebilecek uygun kalsiyum kaynakları bulmanız gerekecektir. O yüzden bir besin grubunu tamamen beslenmeden çıkarmak iyi bir fikir değildir.

Sonuç:

Alkalin diyetinin temel aldığı teori, belirli gıdaları tüketmenin, genel sağlığı iyileştirmek için vücudun ideal pH dengesini (asitlik seviyeleri) korumasına yardımcı olabilmesidir. Ancak vücut kendi asit dengesini yediklerinizden bağımsız olarak kendisi düzenler. Ayrıca bir besin grubunu tamamen kesmek, genel sağlığınız için hiçbir zaman iyi bir fikir değildir. O yüzden daha dengeli bir diyet programı takip etmek gerekir.

Cambridge Diyeti

Cambridge diyeti, hızlı kilo kaybı vaadiyle yemek yerine geçecek ürünlerin satın alınması ve tüketilmesine dayanıyor. Kilo verme hedeflerinize göre günlük 415 kaloriden 1500 kaloriye kadar değişen diyet planları bulunuyor. Özel olarak satın alınan gofretler, çorbalar, poğaça ve yulaf lapaları tek beslenme kaynağı olarak veya düşük kalorili normal yemekler ile beraber kullanılabililiyor.

Olumlu Tarafları:

Çok düşük kalorili diyetlerdeki kişiler bir anda ve oldukça fazla kilo kaybederler, bu da o kişiler için motive edici bir durumdur. Yemek yerine geçen gıda ürünlerinin içindeki besinler de dengelidir, yani o ürünleri yiyerek vücudun ihtiyacı olan tüm vitamin ve mineralleri almış olursunuz.

Olumsuz Tarafları:

Diyete başladıktan hemen sonra kötü ağız kokusu, yorgunluk, baş dönmesi, uykusuzluk, mide bulantısı ve ishal olabilir. Bunun nedeni lifli besinlerin ve karbonhidratların beslenmeden çıkarılmış olmasıdır. Ancak bu tür diyetlerin en zor kısmı diyete devam edebilmektir. Normal yemekleri çıkarıp onların yerine bir takım sıvılar ve lapalar tüketmek bir süre sonra sıkıcı gelebilir ve sosyal hayatınızı sekteye uğratabilir. O yüzden bu tür diyetlerin çok uzun süre devam ettirilmesi çok mümkün değildir.

Sonuç:

Hızlı kilo kaybı bu programdaki kişileri motive etse de bu diyet sürdürülebilir bir program değildir. Günde 1000 veya daha az kalori alınan diyetler 12 haftadan fazla sürdürülmemelidir. Günde 600 kalori veya daha azını alıyorsanız bunun uzman hekimler gözetiminde yapılması gerekir.

Rosemary Conley Diyeti

Rosemary Conley’in programı hem diyet hem de egzersiz programı içerir. Diyet programı genel olarak az yağlı, düşük glisemik indeksli yiyeceklerden oluşur. Yağlı balıklar, yulaf lapası ve yağsız et dışında beslenme programı %5 veya daha az yağlı yiyecekler içerir.  Bu programa dahil olarak Rosemary Conley’nin videolarını izleyebilir, uzman diyetisyenlerden bilgiler alabilir ve kalori sayımı ve porsiyonlar hakkında bilgi alabilirsiniz. Diyetler size 7 haftada 6.5 kilo verdirmek için tasarlanmıştır. Programda ne kadar kalacağınız kaç kilo vermek istediğinize bağlıdır.

Olumlu Tarafları:

Program kaloriler üzerine kurulmuştur ve özel olarak yağlara odaklanır.  Ayrıca program dahilinde porsiyon kontrolü de öğretilir. Diyet programı ile beraber her yaş için özel olarak tasarlanmış egzersiz programlarına da erişim sunar.

Olumsuz Tarafları:

Her düşük yağlı gıdanın aynı zamanda sağlıklı olduğu varsayımı doğru değildir. Çünkü bu gıdalar düşük yağlı olmalarına rağmen yüksek kalori ve şeker içeriyor olabilirler.

Sonuç:

Programdaki diyet ve egzersiz planı kilo vermeye dengeli bir yaklaşım sunuyor.  Bununla beraber porsiyonların düzenlenmesi ve düzenli egzersizin önemi gibi olumlu başka unsurlar da katılımcılara aktarılıyor.


 

Yazının içeriğini faydalı buldunuz mu?

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Scroll Up
Menü başlıklarının alt başlıklarını görmek için yanlarındaki oklara basabilirsiniz.